Devremülk eviniz, burası...
Mudurnu... İklimi, tabiatı, havası ve suyuyla Türkiye'nin en nadide ilçelerinden biri... Burada, yani benzersiz ayrıcalıklar diyarında; sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir tatil arayanlara, arayışlarının çok daha fazlasını sunan bir proje yükseliyor.
Geçmişi milattan önce 5. yüzyıla kadar uzanan Mudurnu, Hititler, Roma İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamını yansıtan birbirinden seçkin hazineler barındırıyor. Geniş bir alana yayılmış olan camiler, medreseler, konaklar, külliyeler keşfetmeniz için sizleri bekliyor.
Evliya Çelebi'nin gözünden Mudurnu...
"...Kazanın kalesi S köşeli, 20 kuleli, bir binası kararmış eski bir yapıdır. Kaleden aşağı şehre kayalardan çam oluklardan su akar. Aşağı şehir dere ve tepeli iki tarafı kapalı 17 mahalle, 3000 kadar ahşap evi vardır. Yıldırım Han Camii, Yıldırım Han Medresesi, 13 sübyan mektebi, 3 tane han ve hamam olup dükkanlarının ekserisi iğnecidir. Anadolu'ya bu şehirden her gün binlerce yük iğne nakledilmektedir. Cevizleri meşhur olup "Mudurnu cevizi" diye anılmaktadır. Köylerde iki kulplu çam bardakları vardır. Bunlara soduç ve sekek derler."
Mudurnu, coğrafi zenginlikler açısından da mükemmel bir konuma sahip. Dünyaca ünlü Bolu Dağları'nın yanı sıra Dedeler, Alpagut, Dodurga ve Dağyolu gibi yaylalar, bölgedeki bereketli doğal yaşamın ipuçlarını veriyor. İlçenin kuzeyindeki Mudurnu Ovası ise, Bolu ovalarının en seçkin örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Trekking aktiviteleri, piknikler ve yayla turları, Mudurnu Babas'taki yeni yaşamınıza ayrı bir güzellik katacak.
Mudurnu, iklimi açısından da bambaşka özellikler taşıyor. İç Anadolu'nun nem barındırmayan karasal iklimi, Karadeniz ve Marmara'nın ılıman havasıyla burada buluşuyor. İlçenin bu özel konumu sayesinde yaz aylarında bunaltıcı sıcaklar yaşanmıyor ve kış aylarında da ortalama sıcaklık 1oC dereceden aşağı düşmüyor.
İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinin Mudurnu Babas'taki kendine has iklimleri, devremülk döneminizi tercih ederken size seçim zorluğu yaşatacak. Tatlı bir bahar esintisi mi, yoksa karlarla kaplı çam ağaçlarının eşsiz güzelliği mi?
Tercih tamamen sizin...
Türkiye'nin en zengin ormanlık alanlarından olan Bolu, gölleri ve akarsularıyla da bereketli ve sulak bir bölge olma özelliği taşır. Abant Dağları'nın güney yamaçlarından doğan Mudurnu Çayı ve ilçe merkezinin 20 km kadar kuzeydoğusundan doğan Mudurnu Suyu, ilçenin akarsu zenginliğinin göstergesidir. Abant, Yeniçağa ve Yedigöller gibi tabiat harikası göllere sahip olan Bolu'da, doğal hayatın tüm güzelliklerini bir arada görmek mümkündür.
Mudurnu Babas'a yakın mesafedeki birbirinden güzel göllere yapacağınız ziyaretler, burada geçirdiğiniz zamanı unutulmaz kılacak. Şirin bir restoranda alabalık ziyafeti, göl kıyısında hafif bir yürüyüş...
Evet, mutluluğun tanımı bu olsa gerek...
Kaplıcalar kenti Bolu'nun, soğuk su katkısı olmadan kullanılabilen tek kaplıcası, 40oC sıcaklığı ile Mudurnu Babas Kaplıcası'dır. Mudurnu'nun 4 km doğusunda, Gürçam Köyü yakınlarında bulunan devremülkünüz, bu açıdan eşsiz bir konumdadır. Karaciğer ve safra yolları hastalıklarına iyi geldiği bilinen Babas kaplıca suyu, içeriğindeki yoğun çinko (Zn) iyonları ile de anti-aging (vücudun sağlıklı yaşlanması) özelliğine sahiptir.
Kaplıca ve şifalı su sevenler için Mudurnu Babas, gerçek bir cennet! Evinizin banyosundan akan su, bin bir derde derman olan şifalı Babas suyu olunca, buradan asla ayrılmak istemeyeceksiniz...
Mudurnu Babas Kaplıcası, bir devremülk projesinin çok daha ötesinde özellikleri bünyesinde barındırıyor. Burası, sağlıklı bir yaşam arayışında olanlara başka hiçbir yerde bulamayacakları olanaklar sunuyor.
Şifalı suyumuzun çıkış sıcaklığı olan 40 oC, ülkemizde ender görülen bir sıcaklık olup, ısıtma veya soğutma işlemine tabi tutulmadan girilebilmesi sayesinde, suyun özellikleri değişmediğinden şifa olmaktadır.
Öte yandan konusunda uzman terapi uzmanlarımız ile uygulanacak kürler sayesinde sıhhat bulacaksınız.
Ayrıca devremülklerimizin 1.050 rakımlı bölgede ve çam ormanları içerisinde olması nedeniyle, yoğun ve saf oksijen sayesinde vücudun kan değerlerine ve bağışıklık sistemine olumlu katkılarını tüm yıl boyunca hissedeceksiniz.